15 Ağustos 2012 Çarşamba

ADLİ HAKİM NASIL OLUNUR – SAVCI NASIL OLUNUR

                                                         
Günümüzün popüler devlet memurluklarından bir başkası da hâkimlik veya savcılıktır. En başta bu ikisi arasındaki ayrımı belirtmekte fayda var(Hakimle savcı arasındaki fark): Bir dava söz konusu olduğu zaman savcı devleti temsil eder. Yani davanın ne olduğu ve nasıl sonuçlanması gerektiğini belirterek mütalaa (iddianame)  hazırlar. Hâkim ise Türk Milletini temsil eder. Mütalaayı değerlendirir ancak gerekli hukuki prosedür ve vicdani kanaatine göre karar verir. Her ne kadar aralarında bu şekilde bir fark olsa da bir kişinin hâkim yada savcı olması aşağı yukarı benzer şekilde olmaktadır..

Hâkim yada savcı olabilmek için ilk yapılacak şey pek tabi ki lise mezunu olup LYS (Lisans Yerleştirme sınavında)  hukuk fakültesini kazanmaktır. Türkiye’de halihazırda 32 tane Hukuk Fakültesi olup bunun 16 tanesi vakıf üniversitesidir. Vakıf üniversitelerindeki hukuk fakültelerinin puanları 315 – 441 Aralığında iken Devlet üniversitelerinin taban puanları 460 – 501 Aralığındadır. 31 hukuk fakültesinden herhangi birini kazandığınız takdirde önünüzde dört senelik bir ezber dönemi sizi bekliyor demektir. Zira Hukuk fakültesinde okumak isteyenlere tavsiyeler genelde bu konu üzerinedir. Söz konusu dört sene boyunca görülecek dersler: Hukuka Giriş, Medeni Hukuk, Roma Hukuku, Anayasa Hukuku, İktisat, İdare Hukuku, Ceza Hukuku, Medeni Yargılama Hukuku, Ceza Yargılamaları Hukuku, Ticaret Hukuku, İş Hukuku, Maliye Vergi Hukuku, Genel Kamu Hukuku, İcra ve İflâs Hukuku, Devletler Umumî Hukuku, Devletler Özel Hukuku, Adli Tıp, Türk Hukuk Sosyolojisi.

Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra ikinci adım Adli Yargı Sınavına katılmaktır. Adli yargı sınavı KPSS puanı yada İngilizce ön Şartı istemeyen yalnızca hukuk fakültesi mezunu olmanın kafi geldiği nadir sınavlarımızdandır. Bu sınavdan ÖSYM sorumlu olmakla birlikte sınav Ankara’da yapılmaktadır. Adaylara yazılı yarışma sınavında 40 sorudan oluşan Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi ile 100 sorudan oluşan Alan Bilgisi Testi uygulanmaktadır. Kazanmak için taban puan 70’dir ancak en yüksek alan adaydan ihtiyaç kadarı sıralanıp kazananlar listesine eklenir. Yazılı sınavda başarılı olanlar mülakata katılırlar. Mülakatta genelde adayın bilgisinden öte diksiyonuna, prezantabl oluşuna, duruşuna, fizikine, genel kültürüne ve referansına bakılır.

Eğer mülakatı da başarı ile vermiş iseniz artık bir aday hâkim yada savcısınızdır. Bu durumda üçüncü aşama staj dönemi başlar. Hâkimlik yâda savcılık staj dönemi iki sene sürmekte bu iki sene zarfında aday hâkim ya da savcı olunacağına ise birinci senenin sonunda karar verilmektedir. İkinci sene hâkim olanlar hakimlik stajına, savcı olanlar savcılık stajına devam ederler. Staj süresince aday hâkim – savcıların her türlü açıkları kapatılmaya çalışılır (tabi bilgileri ile ilgili).

Son aşama yani dördüncü aşama ise staj sonunda yapılan sınavdır. Sınavda stajda gösterilen konular sorulur. Eğer bu sınavı da başarı ile atlatırsanız,  artık bir hakim yada savcısınız demektir. Bu arada Hakimlik-savcılık sınavından başarılı olamayanların tekrardan sınava girme hakları var mıdır? Evet, sınavdan başarılı olamayanlar tekrar sınava girebilirler.

Artık cübbesini giymiş bir hakim yada savcı iseniz elektronik atama ile ülkenin her yerinde görev yapmaya hazırsınız demektir. Unutmayınız ki adalet mülkün temelidir şakalarıyla muhattap olacağınız günlerin yanında, küçük ilçelerde kaymakamla beraber ailece geçireceğiniz zamanlar sizleri bekliyor.



"Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun."
 Freud

EKSİSOZLüK YAZARI NASIL OLUNUR



Türkiyenin en çok tıklanan internet siteleri arasında bulunan ve bir çok kişinin gerek güncel tartışmaları takip etmek için, gerekse merak ettiği konularda bilgi sahibi olmak için ziyaret ettiği eksisozluk.com’da yazar olmak(suser da deniyor)  siteyle ilgilenen herkesin bir şekilde merak ettikleri bir konu. Konunun merak nedeni olması ekşisözlükte yazar olabilmek için, diğer benzer internet sitelerinden farklı uygulamaların bulunması, ekşisözlüğün suserların direk içerik paylaşımları sonucu oluşan bir bilgi deposu olarak varlığını sürdürmesine bağlı yazarlarda oluşurduğu birlikte inşa duygusu, ve bilinmeyen bir çok şey olabilir. Ayrıca eksisozluk yazarı olmanın özellikle gençler arasında ufak da olsa bir toplumsal statü sembolü olduğu gerçeğini de işin içine katabiliriz. Biz gelelim asıl konumuza, “eksisozlukte suser nasıl olunur” açıklayalım:



Öncelikle http://www.eksisozluk.com/ adresine girilir. Sayfanın üst kısmında yer alan “kullanıcı girişi” butonuna tıklanır. Karşınıza “okur olmadan önce” başlıklı birtakım uyarılar çıkacaktır. Bu uyarıları kale alın/almayın “iyi hadi bakalım öyle olsun” kutusunu tikleyip, yardır butonuna bastığınız an karşınıza “kayıt formu” çıkacaktır. Burada öncelikle daha önce kullanılmamış ya da halihazırda sözlükte kullanılmayan, en fazla 40 karakterden oluşabilen, ister afili ister sönük bir kullanıcı adı (kendisine nick denilir ve yazdığınız entrilerin altında bu nick görülür) seçmeniz gerekiyor. E-mail adresiniz ve doğum tarihiniz ile cinsiyetinizi içeren kişisel bilgilerinizi de girerek “evet beni bu halimle kabul et” dediğiniz an kaydınız tamamlanır, şifreniz verdiğiniz e-mail adresine gönderilir. Yok eğer “ben bir düşüneyim” derseniz, o vakit kaydınız tamamlanamaz, yazarlık hayalleriniz suya düşer.



 E-mailinize gelen şifreyi takip ederken dikkat etmeniz gereken şey mailin spam kutusuna düşüp düşmediğidir. Bir şekilde şifrenize ulaştığınızda yine “kullanıcı girişi” kısmını kullanarak e-mail adresinizi ya da afili nikinizi ve şifrenizi girerek artık bir okur olmayı başardınız demektir. Bu noktada okur olmak yazar oldum anlamına gelmiyor tabi ki, sonuçta her şey adım adım yapılıyor.



Eğer şifrenizle yedi gün içinde giriş yapmazsanız, hesabınız silinecek, kem gözlere gelecek, dua mua artık kar etmeyecektir. Şayet şifreniz ve kullanıcı adınızla girmeyi başarabildiyseniz ilk işiniz “kontrol merkezi” ne tıklayıp şifre kısmından şifrenizi değiştirmek olmalıdır. Yine “kontrol merkezi” ne tıkladığınızda sağ tarafta yer alan “çaylak modu” na tıklarsanız yazar olmak için yapmanız gerekenleri görebilir ve ekşi sözlük yazarı olmakla ilgili çeşitli uyarılarla karşılaşabilirsiniz.



Yazar olabilmek için öncelikle istediğiniz başlıklarda 10 entry (kendisine kimi zaman entari adı da verilir, şaşırmayınız!) tamamlamanız gerekir. Burada entry ifadesi ile kastedilen herhangi bir konu başlığında konuya ilişkin yazdığınız yazılardır. Eğer ilk bir ay hiç enrty girmezseniz hesabınız silinir. Entryleri tamamlamanız durumunda yapmanız gereken tek şey artık beklemektir. Bu bekleme süresi boyunca “çaylak” olarak adlandırılırsınız ve çaylaklık onay sıralaması 10 entry’yi tamamlama sırasına göre belirlenir. Yani 10 entry’yi ne kadar hızlı tamamlarsanız o kadar kısa sürede “suser (sözlük user ifadesinin kısaltması)” olabilirsiniz. Bu durumda yazarlık için nick almadan önce entryleri tamamlamanın, sonra da nick alır almaz bunları sözlüğe girmenin mantıklı olduğu söylenebilir.



10 entry girilip, onay bekleyen çaylak statüsüne yükselmek ve burada sıranın ilerlemesi yazarlık için garanti değildir, yazdıklarınızın bir kısmının veya tamamının sözlük kurallarına uygun olmaması, vb sebeplerle düzenlenmesi istenebilir. Bu tip durumlarda (lanet/geç şimdilik, vb.) yılmadan düzenlemeye girişmek akıllıca görünendir. Yine bir diğer önemli öneri de sözlüğü kullanırken “aman nasılsa daha yazar olamadım, çaylağım dur şimdi kim girecek kullanıcı adı/şifre öyle ekrandan direk bakıvereyim tipi üşengeçlik durumlarına girmemektir.” Fırsat buldukça sözlüğe login olun, vakit geçirin, sıralamanızın ilerlemesinde faydası olduğunu göreceksiniz.



Merak ettiğiniz tüm diğer bilgiler “sözlük hakkında en çok sorulan sorular” kısmında ve diğer sözlük başlıklarında “aramaya inanmak” mottosuyla bulunabilir. Artık engin bilgilerinizi internet ortamlarında sergileyebilirsiniz.

14 Ağustos 2012 Salı

SİVİL POLİS NASIL OLUNUR?


Emniyet teşkilatına ayak basan polis okulu mezunu polis memurlarının yada Polis Akademisi mezunu Komiser yardımcılarının en çok istedikleri iki şey; Birisi sivil olmak ikincisi de en güzel bir yerde çalışmaktır. Türkiye’de özellikle üniforma alerjisi emniyet mensuplarının sivil çalışmak istemelerini de kamçılayabilmektedir.

            Tabi bir yerin taliplisinin çok olması orada bulunmayı da zorlaştırır. Sivil polislikte bu şekildedir.  Terör, asayiş, kaçakçılık, istihbarat, olay yeri inceleme ve mali polis şubeleri genelde sivil olarak görev yapıldığı bilinen şubelerdir. Bu şubelerden bazıları gerçekten gece gündüz çalışmayı gerektirip, stresi bol olan yerler olduğu gibi bazıları da tabir-i caizse yatış yeri diye nitelendirilebiliyor(e tüm işlerde böyle). Türkiye gibi ülkeler de teröre harcanan emek ve mesai ile bilişim suçlarına harcanan emek ve mesai tabi ki bir olmayabilir.

            Peki nasıl sivil polis olunur? Sivil polis olmak demek, çoğunlukla yukarıda saydığımız şubelerden birinde çalışmak demektir. Dolayısıyla sivil polis olmak için ilk yapılacak şey polis olmaktır. Eğer bu aşamayı geçmiş iseniz sivil olarak çalışılabilmek için iki yol olduğunu söyleyebiliriz.

Birinci yol amirlerinizin kafasında sizin o işi yapabileceğiniz fikrinin oturmasıdır. Bilindiği gibi Emniyette birinci amir ve ikinci amir vardır. Eğer sizin bir üstünüzdeki amiriniz (ikinci amir) sizden memnunsa, sizin bu işi yapabileceğine inanıyorsa ve özellikle aranızda herhangi bir sıkıntı yoksa bu durumu birinci amire (İl emniyet müdürü) bildirebilir.  Ancak şubelere genellikle meslek içi başvurularla alım yapılmaktadır. Bunun yanında, özellikle istihbarat biriminde çalışacak olanların seçimi, okullarda yılsonuna yakın zamanda yapılmaktadır. Seçimde iyi bir derece gösterenler istihbarat biriminde sivil olarak çalışabilmektedirler. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi her isteyen istediği yere verilmiyor. Eğer “nasıl sivil polis olurum” diyorsanız ve İstihbarat şubeyi de isterseniz yabancı dilinize muhakkak bakacaklardır. Bilişim şubeyi isterseniz Bilgisayar ve sair bilişim teknolojisini bilmeniz ve bunu ispatlamanız istenir. Terör ve asayiş isterseniz daha önceki meslek hayatınızda gece gündüz verimli çalışmış mı, riske girebiliyor mu diye bakarlar. Mesela üniversitelerde görev yapan polisler güvenlik şubesine bağlıdırlar. Bu polislerin özellikle gençlerle kolay diyalog kurabilen kişilerden olması beklenir.

İkinci yol ise çok düşük ihtimal de olsa şanstır.

Referans-torpil takıntılarına cevap olarak: Bazı durumlar, bazı şube ve birimler vardır ki ne kadar torpilli olursanız olun birinci madde de belirttiğimiz özelliklerden kişide bulunmuyorsa pek şansının olmadığını belirtmek gerekir.

10 Ağustos 2012 Cuma

Lisanslı Tenisçi Nasıl Olunur

Bireysel sporlar açısından en tercih edilen dallardan birisi olan Tenis, ülkemizde federasyonu bulunan branşlardan biridir.

Peki Türkiye'de tenis lisansı almak, yani lisanslı tenis sporcusu olmak için ne yapmak gerekiyor?

İlk olarak federasyonun http://www.ttf.org.tr/ adresinde bulunan i-kort uygulamasını açarak buradan yeni sporcu kaydı yapıyoruz. Kulübümüz olmadığı için ferdi olarak nüfus bilgilerimizle birlikte buraya kayıt olup, daha sonraki sayfada istenen belgeleri (excel formu, banka dekontu gibi) doldurup, yükleyerek, Türkiye Tenis Federasyonunun istanbuldaki merkez'ine göndererek cevabı bekliyoruz. Buradan sonra kendi yaş grubu ve cinsiyet grubundaki turnuvaları takip edebilir ve katılabiliriz. Tenis Lisansı almak işte bu kadar kolay. Ayrıntılar için federasyona lütfen danışın, güncel değişiklikler, bizim ulaşamadığımız nokalar olabilir.

Hiç tenis oynamamışlar üzülmesinler çünkü tenis sanılanın aksine çok fazla zor bir spor değil. Tabi eğer gerçek maçlar yapmıyor iseniz. vücudun sınırlarını iyi kullanarak 80 yaşına kadar oynayabilirsiniz. Çoğu hobi amaçlı tenis oynayan kişi, bu spora ders almadan doğaçlama kendiliğinden başlamıştır. Son olarak partnerinizle uyumunuz da oldukça önemlidir. Bu bütün versus bireysel sporlar için geçerlidir. Çiftler klasmanları için de geçerli tabi.

Siz sormadan ben söyleyim notu: Peki tenis oynarken bütün kaslar çalışır mı? böyle bir mit var ama bütün olmasa da farklı kas gruplarının ve farklı zorlamaların olduğu da bir gerçek. Özellikle baldır kısmında yumru gibi kaslarınız olabilir.